İşte sana açılım İşte san van minit
En başından beri yazıyorum: Terörle, terörün belirlediği şartlarda mücadele edemezsiniz. Siz kendi şartlarınızı değil de terör kendi şartlarını dayatmış ise, bela içindesiniz demektir.
Öyle de oluyor.
Ayvalık’tan İstanbul’a dönerken, yolda öğrendiğim dünkü saldırılar, canımı sıktı.
Gelibolu’da 57. Alay Şehitliği’ne çıkıp orada can veren şehitlerimiz için dua ettim.
Dedim ki: ‘Ey dedeler; sizler gerçekten de büyük işler yaptınız. Şimdi aramızda manevi varlığınız yaşıyor. Lakin; torunlarınızı dış düşman değil, içimizdeki terör alıyor. Baştakiler de seyrediyor.’
Yalan mı; seyrediyor bizi yönetenler…
2004′ten beri yazıyorum: Güneydoğu’yu AB şartlarına uyarlamak adına, bölgeyi PKK’ya teslim ettiler. Diyarbakır Valisi Efgan Ala; devlet otoritesini yerlere serdi. Terör şahlanacaktır, göreceksiniz.’
Dediğimiz çıkıyor.
Bugün kimse kendisini kandırmasın. Güneydoğu artık Türkiye Cumhuriyeti’nden fiilen kopartılmıştır. Örneğin, oraya gazeteciler gidememektedir. Ancak BDP’lilerin izin verdiği isimler Diyarbakır’a, Batman’a Siirt’e girebilmektedirler.
Kim yarattı bu sonucu?
Kürt açılımı yapıyorum diyerek, Türkiye’nin doğusunu PKK’nın kontrolüne bırakan bu hükümet.
Yalan mı?
AKP’nin iktidar olduğu 2002 yılında bir yıldaki şehidimizi şimdi bir günde, evet bir günde veriyoruz.
2002′de iyice kıstırılan, kolları kırılan PKK; bugün, Güneydoğu’nun her yerinde hakim durumda…
Peki nasıl oldu da böyle güçlendi terör örgütü?
Siz; Kürt kimliği, Kürtlere demokratik hak adı altında PKK’nın istediği ortamı yaratırsanız; örgüte prestij kazandırırsanız; onlar da ‘Yürüyün arkadaşlar!’ deyip ortalığı işte böyle kana boyarlar.
Kimse PKK’ya kızmasın.
PKK’ya bu ortamı, Diyarbakır valisi Efgan Ala’ya verdiği talimatla bu hükmet sağladı.
Hatta Başbakan Erdoğan, ‘Neye mal olursa olusun bu Kürt açılımı sürecek!’ anlamında durmadan konuştu.
İşte açılımın sonucu ortada: Her gün birkaç eve cenaze geliyor.
Sonra da yalancıktan timsah gözyaşı döküyor birileri.
Gerçekten de ağlanacak hale geldi Türkiye…
İSRAİL’İ TÜRKİYE Mİ SANDIN?
İsrail’in bir gemiyi basarak 16 kişiyi öldürmesini elbette ki kınıyorum.
Lakin bir de olaya o taraftan bakınız:
İsrail Devleti için bizdeki PKK halin gelmiş bir Hamas örgütü var.
Türk Başbakanı, İsrail Cumhurbaşkanı’na Filistinliler için ‘Van minit!’ çekiyor.
Sonra; yine bu hükümeti destekleyen yan güçlerden IHH, kendi verdikleri adla; İnsani yardım vakfı; İsrail zor durumda bırakacak, Filistinlileri kışkırtacak, bir yardım operasyonu başlatıyor. Birincisinde yaşanan sıkıntı; ikincisinin ciddi olaylara yol açacağını gösteriyord.
Hükümetten destek alan IHH’cılar; işi öyle büyüttüler ki 6 gemiyle İsrail’e karşı sessiz bir savaş başlattılar.
Ve İsrail; kendi güvenliği açısından tehlikeli gördüğü bu girişimi; daha karasularına bile yaklaştırmadan kana boğdu.
Yaşanan vahşettir.
Lakin; o taraftaki İsrail’dir.
Türkiye gibi, kafasını gözünü yaramazsınız.
Yaptırmaz arkadaş…
Bu olayın yaratıcısı; AKP destekli IHH olmuştur.
Bu IHH’nın ne olduğunu merak edenlere sadece şunu söyleyeyim: 1995 yılında Bosna’daki savaş mağduru Müslümanlar için bu örgüt para toplamış; sonra da o para Refah partisi ile bağlantılı olarak iç edilmişti.
Bu operasyondan sonra IHH mağdur durumda ortaya çıkacak, milletten bol bol para toplayacaktır.
Yani; bu işin içinde bir değil birkaç iş birden var.
Şimdi yiğitlik zamanıdır.
İsrail’e posta atma zamanıdır.
Gücünüz yetiyorsa donanmayı indirin Akdeniz’e…
İsrail’e dersini verin.
Haydi yapın, ben de alkışlayayım.
Yoksa o van mintlerle siyaset yaparsanız; karşılığını böyle görürsünüz.
Türkiye ne yazık ki müthiş bir prestij kaybına uğradı.
Yazık ki ne yazık…




