Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenleri…

Gönderen olukbasi | Genel Haberler | Cumartesi 26 Ocak 2008 11:41

Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenleri…

“Din ve vicdan hürriyeti, eğitim hürriyeti, kişinin temel hak ve hürriyetidir…

Hákim kılınacak olan şeyler, İslam’ın getirdiği ana kaidelerdir. Sünneti seniyyedir. İmam hatip liseleri, imam yetiştirsin diye açılmadı. Dinini bilen doktorlar, avukatlar, mühendisler olsun diye açıldı” diyen kim?

Süleyman Demirel.

“Başörtüsü ile uğraşmak, gardırop Atatürkçülüğünün tipik örneğidir. Atatürk, kadınların kılığına kıyafetine karışmamış, o konuda yasa çıkarmamış, ne giyeceklerine hiç müdahale etmemiştir” diyen kim?

Bülent Ecevit.

Başbakanken öfkelenip, dönemin Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü Kemal Gürüz’e “Başörtülü kızlarla ne alıp veremediğin var?” diye soran kim?

Turgut Özal.

“Demokrasi aşınızdır, ekmeğinizdir, başörtünüzdür, namusunuzdur, sahip çıkın… Bu seçim, evladını başörtülü diye üniversiteye yollayamayanların seçimi olacak. Zulüm edenlere karşı hesap soranların seçimi olacak” diyen kim?

Tansu Çiller.

“Türkiye’nin AB’ye giden yolu, sadece Diyarbakır’dan geçmez. Neresinde sorun varsa, orasından geçer. İmam hatip lisesinin önünden de geçer. Çağdışı kıyafet yasaklanabilir ama, başörtüsü çağdışı kıyafet olarak yorumlanamaz. Devrim kanunlarında böyle bir örtü yasağı yok” diyen kim?

Mesut Yılmaz.

“Başörtüsü dramına son verilmeli… Başörtülü bacılarım, üniversitelerde okumalıdır. Bunları perişan etmeye kimsenin hakkı yoktur. Başörtüsü, insan hakları kapsamındadır” diyen kim?

Devlet Bahçeli.

“Laiklik, isteyenin takmasının, isteyenin takmamasının ortak güvencesidir. Öğrenci kızlara başörtüsünü yasaklamayı, Avrupa Konseyi’ne anlatamazsınız” diyen kim?

İsmail Cem.

“Üniversite özgürlüktür. İktidara gelir gelmez, başörtüsü yasağını kaldıracağız. Başörtüsüne, seçim beyannamesinde yer veren tek parti biziz” diyen kim?

Mehmet Ağar.

“Yıllardır söylüyorum; başörtüsü yasağı, hakka da, hukuka da uymaz” diyen kim?

Erkan Mumcu.

*

Yani?

*

Yani, yeni değildir.

Dünün… Gelmiş geçmiş tüm iktidarların ve iktidar adaylarının toplamıdır, bugün.

Ampul aydınlarına ÖSS soruları..

Gönderen olukbasi | Genel Haberler | Perşembe 17 Ocak 2008 11:43

Ampul aydınlarına ÖSS soruları…

Türban üniversiteye girmeli mi?

“Gene” tartışılan bu.

*

Kızlarımız sadece “18 yaşını doldurduğu zaman” türban taksaydı, “türban üniversiteye girmeli mi” tartışması, yeterli olabilirdi belki.

Halbuki…

Kızlarımız sadece “reşit olduktan sonra” türban takmıyor; henüz 10-11 yaşındayken takıyor veya taktırılıyor.

Dolayısıyla…

Üniversiteye türbanla girecekse…

Liseye de türbanla girecek mi?

İlkokula?

Öğrenci türbanla girecekse, öğretmenin de türbanla girmesinin ne sakıncası var?

Veya, öğretim üyesinin?

*

Türbanı “inancı gereği” takıyorsa…

Çarşafı da “inancı gereği” giyiyor.

Çarşafla da girecek mi?

Türban için “kişisel özgürlüktür” derken, çarşaf için “kişisel özgürlük değildir” diyebilir misin?

*

Ulemaya mı soracaksın?

Yoksa, işine geleni “din”le, işine gelmeyeni “hukuk”la mı tarif edeceksin?

*

Çarşafla girerse, ki girer…

Sarıkla da girecek mi?

Mecbur mu cekete, kravata?

Cüppeyle niye girmesin?

Sen değil misin “sana ne” diyen…

“Sana ne?” demezler mi adama?

*

Veya spor… Yetenektir.

İlla “okul” gerekmez.

Farz edelim, türbanlı bir kızımızın doğuştan kabiliyeti var, voleybolcu, hentbolcü, halterci… Ve, milli…

“Milli takımda türbanla oynamak istiyorum” derse, ne denilecek?

*

“Spor başka şey, dine-siyasete karıştırmayalım, bu özgürlük sadece üniversite için geçerli” dersen…

“Anayasal hak” olarak üniversiteye, spor akademisine türbanla giriyorsa, “milli forma”yı türbanla niye giymesin?

*

Özetle…

“Türban üniversiteye girmeli mi” sorusu, hem eksiktir, hem de yanıltıcıdır.

*

ÖSS dediğin…

Tek soruyla olmaz!

“Ampul aydınları”mızın, üniversiteye girmeden önce, kıvırmadan, mertçe, yukarıdaki soruları cevaplaması zorunludur.

Vurun kahpeye!

Gönderen olukbasi | Genel Haberler | Perşembe 3 Ocak 2008 11:44

Vurun kahpeye!

Dinci iktidarındaki turizm ülkesinin “kültür başkenti”ni gördünüz değil mi?

Avustralyalı kız, eczaneye sığındı.

Litvanyalı kız, pastaneye.

Alman kız, taksicilere.

Polise sığınan olmadı…

Çünkü polis, “PKK saldırmasın” diye, kızlara saldıranları koruyordu o sırada!

*

Geçen sene…

Bir Rus kızı, otobüs durağının üstüne tırmanmıştı; ahtapot gibi uzanan, yılışık, arsız ellerden kurtulmak için… Ayakkabısı çıkmıştı. Çorabını çekiyorlardı aşağıdan… Külotunu cep telefonuna kaydediyorlardı, o çığlık çığlığa yardım isterken.

Bir önceki sene…

atv Haber’deydim. Hırvat kız, bizim kameramanlara sığınmıştı. Kazağı duruyordu ama, sütyeni yırtılmıştı, sütyeni.

Erkek arkadaşını yumruklamışlardı. Söyleyemedik tabii, “bıçaklanmadığına şükredin” diye… “Türkiye’yi unutmak istiyorum” demişti bize.

*

İzledik televizyonlarda…

Utanıyoruz.

Televizyonlarda izlemediğimiz için “utanmadığımız” haberler vereyim size.

3′üncü sayfalardan.

*

Tecavüz ederken yakalandı; tecavüz henüz gerçekleşmediği için “yarım kaldı” indirimi aldı.

Tecavüz edip, kameraya alan kişi, “eski sevgilisi” olduğu için, indirim aldı.

“Tecavüzde bağırmıyorsa, rıza göstermiş sayılır” indirimi yapıldı.

Üvey kızına tecavüz eden baba, “kızın ruh sağlığı bozulmadığı için” indirim aldı.

Ormanda saldıran, ama astım krizi geçirdiği için tecavüzü başaramayan sapık, “orası ıssız bir yer, isteseydi yapabilirdi” indirimi aldı.

Tecavüz edip, hamile bıraktı; “zaten bakire değildi” indirimi aldı.

Tanımadığı birine saati soran eşini öldürdü, “cilve yaptı” indirimi aldı.

“Kot giyiyordu” indirimi aldı.

“Piercing takıyordu” indirimi aldı.

“Tayt giymişti” indirimi aldı.

Çantasında doğum kontrol hapı buldu, öldürdü, “tahrik” indirimi aldı.

Kadın programında “babam bana tecavüz etti” diyen kızını öldürdü, “babasını kamuoyunda rezil etti” indirimi verildi.

Mahkemeye takım elbiseyle gelen tecavüzcüye “iyi hal” indirimi yapıldı.

*

Ya yılbaşı rezaleti?

Salyalarıyla sırıtarak kızlara saldıranlar, 57′şer lira ödeyip, çıktı. Aramızdalar…

Otobüste. Vapurda. Tenhada.

*

Kadın olmak zor bu ülkede.

“Başı açıksa” daha zor.

Potansiyel namussuzsun!

“Örtün, kurtul” psikolojisi, giderek daha fazla hákim oluyor atmosfere…

Kadına yönelik suçlarda ceza indirimi yapılması, ses çıkarılmaması, göz yumulması, hatta bırakılması, ondan.

*

Taksim’e dönersek…

Bakıyorum o güruha…

Terör örgütü “bomba koymasın” diye o kadar çaba harcamasa mıydık acaba?

Ölü sayısı çok olurdu ama…

“Kaybımız” pek olmazdı galiba.